Denizli Tarihi

Denizli tarihini kalemimizin yettiğince anlatmaya başlamadan evvel şehri genel hatlarıyla bir tanıyalım.

Denizli, Batı Anadolu bölgesinde yer alan bir şehrimizdir. Bakın, Ege demiyorum. Bu coğrafyanın bu bölgenin adı Batı Anadolu bölgesi, Denizinin adı da Adalar Denizi’dir. Ege bölgesi ve Ege denizi sonradan peyda olmuş ve Yunan Kralı Aegeus’ dan gelen bir isimdir.

Denizli İsmi Nereden Gelmektedir?

Denizli tarihi, muhtelif olaylarla dolu olduğu için haliyle şehrin adı da bundan nasibini almıştır.

Denizli şehrinin adı Süryani ve Gürcü Kaynaklarında 1291’de Tangazlu ve Thongouzalo şeklinde geçmiştir.[1] Büyük seyyah İbn Battuta, seyahatnamesinde şehrin adını Tonguzlu olarak zikreder. Katip Çelebi ise Kesret’ül Enhar olarak Denizli’den bahsetmiştir. Hülasa edecek olursak Denizli’nin adı görüldüğü üzere tarihte çok fazla tartışılagelmiş bir konudur. Türkler, fethettikleri şehirlere Türkçe isimler vererek şehirleri önce ismen Türkleştirmişlerdir. Bundan dolayı şehirde bulunan Laodika Krallığı’ndan gelen isimle bir dönem Denizli, Ladik ismini almıştır. Daha sonraları 1575 yılına kadar Lazıkiyye, 1675’ten sonraları ise şehir için Denizli, Denizlü adının kullanıldığını öğreniyoruz.

Türk Hakimiyetine Kadar Denizli Tarihi

Denizli, tarihin getirdiği şartlarla gerek ticari gerek askeri olarak önemli bir noktadır. Bir başka deyişle Denizli, konumu itibariyle bölgeler arası bir köprü vazifesi görmektedir. Tabiki şehrin bu jeopolitik önemi çevre devletlerin gözünden kaçmamış olacak ki devletler bu topraklar için türlü savaşlar vermişlerdir.

Denizli tarihinde bilinen ilk yerleşim izleri rivayete göre Kalkolitik Çağ’a aittir. İlk Çağ’a geldiğimizde ise Anadolu’da kurulan büyük devletlerden biri olan Hitit Krallığı tarafından ele geçirilmiştir. Denizli’yi ele geçiren devletler Hititlerle sınırlı kalmamıştır. Denizli daha sonra Lidya Krallığı, Pers İmparatorluğu, İskender İmparatorluğu, Bergama Krallığı, Roma İmparatorluğu ve son olarak da Türklerin hakimiyetine girmiştir.

Denizli Tarihinde Türk Hakimiyeti

Türkler cihangirlik ve cihat davasıyla atlarını daima batıya doğru sürmüştür. Türklerin bu davaları onların yücelmesine, İslam’ın koruyuculuğunu yapmalarına sebep olmuştur.

Bilindiği üzere Büyük Selçuklu İmparatorluğu Sultanı Alparslan Han (Ebu’l-Feth), ile Doğu Roma İmparatorluğu hükümdarı Romen Diyojen arasında cereyan eden Malazgirt meydan muharebesi ile Türklerin Rum diyarı yani Anadolu’ya yerleşmeleri büyük bir hız kazanmıştır. Malazgirt muharebesi öncesinde Türkler Anadolu’ya gelseler de büyük ölçüde etki gösterememişlerdir. Artık Türkler Anadolu’da yurt tutmaktadır.

Malazgirt savaşından sonra Sultan Alparslan’ın komutanları Anadolu’da büyük fetih hareketlerine girişmişlerdir. Tuğrul ve Çağrı Beylerle amcaoğlu olan Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ın emirleri tarafından muhasara edilen şehir bir süre Türk hakimiyetine girse de kalıcılık sağlayamamıştır. İşte Denizli’nin Türklerle tanışması aslında Türklerin Anadolu’ya gelmeleriyle başlıyor diyebiliriz. (Bahsedilen Kutalmışoğlu Süleyman Şah, aynı zamanda Anadolu Selçuklu Devleti’nin kurucusudur.)

Denizli tarihin cilvesinden bir türlü kurtulamamış olacak ki Türk tarihinde önemli yere sahip savaşlar Denizli bölgesinde olmuştur. Kazıkbeli (1148) ve Miryakefalon (1176) muharebeleri yaşanan savaşların en önemlileridir diyebiliriz. Hatta bu savaşlardan Miryakefalon yani Yurttutan muharebesi Türklerin Anadolu’nun tabiri caizse tapusunu aldığı savaştır. Dünyanın en uzun süre ayakta kalan büyük devleti olan Roma İmparatorluğunu Sultan II. Kılıçarslan büyük bir yenilgiye uğratmıştır.

1206 Yılına geldiğimizde Anadolu Selçuklu Sultanı Gıyaseddin Keyhüsrev’in uç beyi Mehmet Gazi ve kumandanı Server Gazi tarafından Denizli şehri fethedilmiştir. Denizli tarihini artık kesin olarak Türkler yazmaya başlamıştı.

Denizli Tarihinde Siyasi Karışıklıklar Dönemi

Denizli gibi Anadolu’nun çoğu bölgesini fetheden ve siyasi birliğini sağlayan Türkleri, büyük bir tehlike bekliyordu. Doğudan adeta kana susamış bir şekilde gelen Moğollar, Anadolu’yu ele geçirmeye başlamıştı. Haliyle Denizli de düşen şehirler arasındaydı. 1261 Yılında Denizli’de yurt tutmuş olan Türkler, tıpkı diğer uçlardaki Türkler gibi Moğollara karşı ayaklanmıştı. Bu dönemde siyasi karışıklıklar içerisinde kalan şehir, sonralarda Sahipataoğulları, İnançoğulları ve Germiyanoğulları arasında kalacak ve siyasi çekişmelerle dolu süreci devam edecekti. Ta ki Roma hududunda şekillenen ve Türklerin en parlak devrini yaşatacak olan Osmanlı Devleti hükümdarı Yıldırım Bayezıd’ın bölgeye gelmesiyle Türk siyasi birliğini sağlanacaktı. Lakin sağlanan siyasi birlik uzun sürmeyecek miladi 1402 yılında yaşanacak olan Ankara savaşıyla bir bir yok olacaktı. Anadolu’da Orta Çağ’ın en büyük savaşı yaşanacaktı. Yaşanan muharebede kaybeden yine Türk milleti olacaktı.

Denizli tarihinin bu karışık günleri Ankara savaşından sonrada devam etmişti. Tarihten Germiyanoğulları ile Osmanoğulları’nın yakınlığı II. Murad döneminde daha da pekişecek Germiyanoğulları toprakları Germiyanoğulları beyi Yakup Bey’in vefatıyla Osmanoğulları’na miras kalacaktı. Osmanlı İmparatorluğu’na miras kalan toprakların içerisinde Denizli vilayeti de yer alıyordu. Denizli, o dönemden günümüze kadar Türklerin elinde kalmış ve bugüne gelmiştir.

Birinci Cihan Harbi ve Millî Mücadele Dönemi Denizli Tarihi

Birinci cihan harbinin en kanlı ve büyük savaşı olan Çanakkale savaşlarında Denizli vilayetinin etkisi oldukça büyüktür. Bunun sebebi Denizli’de var olan 11. Piyade Tümeni’dir.

1881 Yılında Bağdat vilayetinde 6. Ordu emrinde kurulan 11. Piyade Tümeni, Balkan Harbi evvelinde Rumeli bölgesine geçirilmiş ve önce Arnavutluk’ta daha sonra Edirne’de konuşlandırılmıştır.[2] Daha sonra 11. Piyade Tümeni, kolordu merkezi İzmir vilayeti olmak üzere Denizli’ye gönderilmiştir.[3]

Çanakkale savaşlarının başladığı dönemde 11. Piyade Tümeni, seferberlikten gelen erlerle beraber cepheye gönderilmiş ve Çanakkale savaşında önemli roller üstlenmiştir. Denizli tarihinde Çanakkale cephesi ayrı bir yere sahiptir. Çünkü Denizli, Çanakkale cephesinde 2195 şehitle en çok şehit veren 5. Vilayettir. Çanakkale savaşlarından sonra 11. Piyade Tümeni, Doğu cephesine, bir arada Filistin cephesine atanmıştır. Milli mücadele dönemine gelindiğinde ise 11. Piyade Tümeni TBMM orduları adı altında görevine devam etmiştir. Günümüzde ise 11. Piyade Tugayı yeni teşkilatıyla Tugay karargahı Denizli’de olacak şekilde; Denizli, Söke ve Muğla’da üç ayrı garnizonda konuşlanmış bulunmaktadır.[4]

Millî mücadele döneminde yurt işgal edilmiş Anadolu’nun dört bir yanında mücadeleler başlamıştır. Denizli, yaklaşık 700 yıl önce Moğollara karşı gösterdiği direnişi bu sefer yurdu işgale gelen sömürgeci devletlere karşı göstermiştir. Ayrıca Milli mücadelede Denizli’de halkı örgütleyen Müftü Ahmet Hulusi Efendi, Denizli’nin kurtuluşunda önemli rol üstlenmiştir.

Hülasa edecek olursak; Denizli tarihi yani şehrin tarihi, Türk tarihi açısından önemli bir yere sahiptir. Tarihte birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bu kent, Türklerin Anadolu’da kalacağının tescili olan Miryakefalon savaşına tanık olmuştur. (Miryakefalon savaşının yaşandığı yerler bazı kaynaklarda farklı verilse de görüş birliği Denizli üzerindedir.) Anadolu’da Türklerin hakimiyetinin somut belgesi olan Denizli şehri, Anadolu Türk tarihine büyük bir ışık tutmaktadır.

Denizli tarihini ele aldığım bu yazımda sizlere elimden geldiğince şehrin tarihini aktarmaya, anlatmaya çalıştım. Umarım iyi bir şekilde aktarabilmişimdir. Sürç-ü lisan ettiysek affola. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere sağlıcakla kalın.


KAYNAKÇA

[1] 671 NUMARALI DENİZLİ ŞERİYE SİCİLİ, EDİTÖR PROF. DR. MEHMET ALİ ÜNAL, DENİZLİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KÜLTÜR YAYINLARI, S.13
[2] TÜRK SİLAHLI KUVVETLER TARİHİ, C. III/6, 1. KİTAP, S. 150 VE 164
[3] YRD. DOÇ. DR. VEYSİ AKIN, ÇANAKKALE SAVAŞI DENİZLİ, S.24
[4] YRD. DOÇ. DR. VEYSİ AKIN, ÇANAKKALE SAVAŞI DENİZLİ, S.31

    1. Furkan ZEYBEK 22 Ocak 2022
      • Bekir KARACA 23 Ocak 2022
    2. İsmail Dinçel 24 Ocak 2022
      • Bekir KARACA 25 Ocak 2022

    Yorumunu ekle