yavuz-sultan-selim-ve-sehzade-korkut-mucadelesi-one-cikan-gorsel

Yavuz Sultan Selim’in Şehzade Korkut İle Mücadelesi

Osmanlı tarihinin en dramatik sayfalarından birini aralamaya hazır mısınız? İki kardeş düşünün: Biri kılıcının keskinliği ve “Yavuz” tabiatıyla dünyayı titretmeye aday bir savaşçı, diğeri ise ud çalan, şiirler yazan, fıkıh kitapları telif eden zarif bir âlim. Yavuz Sultan Selim ve ağabeyi Şehzade Korkut’un hikâyesi, sadece bir taht kavgası değil, “Nizam-ı Âlem” uğruna kardeşlik duygularının nasıl feda edildiğinin en çarpıcı örneğidir. Manisa saraylarından Mısır çöllerine, oradan bir mağaraya uzanan bu tahta mücadelesinin hikayesi, Osmanlı’nın “devletin bekası” anlayışını iliklerinize kadar hissettirecek.

Sultan II. Bayezid’in hayatta kalan üç oğlundan ortancası olan Korkut, 1467 veya 1469 yılında Amasya’da doğmuştu. Ancak o, kardeşleri Selim ve Ahmet’ten çok farklı bir mizaca sahipti. Dedesi Fatih Sultan Mehmet’in yanında yetişmiş, çok iyi bir eğitim almıştı. Kaynaklar onu âlim, fâzıl, şair ve musikişinas olarak tanımlar. “Harimî” mahlasıyla şiirler yazar, İslam hukuku üzerine eserler verirdi.

Siyasî hırslardan ziyade ilim ve sanat meclislerini seven Korkut’un kaderi, Fatih Sultan Mehmet’in ani ölümüyle değişti. Babası Bayezid İstanbul’a gelene kadar kısa bir süre “Saltanat Kaymakamı” olarak tahta vekâlet etti. Ancak bu kısa iktidar tecrübesi, onun ruhundaki sanatçı yönünü değiştirmedi.

Sancak Anlaşmazlığı ve Mısır’a Kaçış

Şehzade Korkut’un hayatındaki kırılma noktalarından biri, babası II. Bayezid ile yaşadığı sancak anlaşmazlığıdır. Manisa (Saruhan) sancakbeyliğinden alınıp İstanbul’a uzak olan Antalya’ya (Teke) gönderilmesi onu derinden yaralamıştı. Havasının kendisine iyi gelmediğini, hasta olduğunu belirterek defalarca yer değişikliği istese de, kardeşi Şehzade Ahmed’in de etkisiyle bu talepleri reddedildi.

Bunun üzerine Korkut, tarihte ender görülen bir hamle yaptı. “Bana saltanat gerekmez, Hz. Peygamberi rüyamda gördüm” diyerek 1509 yılında hac bahanesiyle Mısır’a kaçtı. Memlük Sultanı Gavri tarafından büyük bir hürmetle karşılandı. Ancak bu kaçış, bir isyandan çok bir küskünlük ifadesiydi. Babasının ve devlet adamlarının araya girmesiyle, bir yıl sonra tekrar sancağına döndü. Fakat bu olay, onun “güvenilmez” veya “istikrarsız” olduğu algısını, özellikle askerler arasında yerleştirmiş olabilirdi.

yavuz-sultan-selim-ve-sehzade-korkut-mucadelesi

Yavuz Sultan Selim’in Tahta Çıkışı

II. Bayezid yaşlanıp taht kavgası kızıştığında, ibre sert mizaçlı ve askerlerin sevgilisi olan Yavuz Sultan Selim’e döndü. Şehzade Korkut, İstanbul’a gelip yeniçerilerin nabzını yoklasa da, askerin gönlünde Selim’in olduğunu görünce taht iddiasından vazgeçti. Kardeşi Selim’i karşıladı, ona biat etti ve Manisa sancağına çekildi.

Yavuz Sultan Selim, tahta çıktığında (1512), ağabeyi Korkut’a dokunmayacağına ve ona saygı göstereceğine dair söz vermişti. Ancak tarih, Osmanlı’da “iki kılıcın bir kına sığmadığını” defalarca göstermişti.

Sahte Mektuplar ile Sadakat Testi

Yavuz Sultan Selim, tahtını sağlama almak istiyordu. Ağabeyi Şehzade Ahmed açıkça isyan etmişti, ancak Korkut sessizdi. Kaynaklara göre Selim, Korkut’un içindeki saltanat arzusunun sönüp sönmediğini anlamak için korkunç bir “sadakat testi” uyguladı.

Padişah, kendi ağzından değil, devletin ileri gelen paşaları ve askerleri ağzından Korkut’a sahte mektuplar yazdırdı. Bu mektuplarda, “Selim’den memnun değiliz, gel tahta geç, seni destekleyeceğiz” deniliyordu. Maalesef Şehzade Korkut, belki de can korkusuyla veya etrafındakilerin yanlış yönlendirmesiyle bu mektuplara olumlu veya kaçamak cevaplar verdi. Bu cevaplar, onun ölüm fermanı oldu. Yavuz, “fitne uykudadır, uyandırana lanet olsun” düsturunca harekete geçti.

Emet ve Eğrigöz Faciası

Yavuz Sultan Selim, ani bir baskınla Manisa’ya yürüdü. Durumu haber alan Korkut, sadık adamı Piyale Bey ile birlikte kılık değiştirerek kaçtı. Hedefi Antalya sahillerinden bir gemiyle yurt dışına kaçmaktı. Ancak Osmanlı istihbaratı her yerdeydi.

Şehzade ve yardımcısı, Antalya yakınlarında bir mağarada (bazı kaynaklara göre Emet-Eğrigöz civarında) saklanırken, yiyecek bulmak için köye inen hizmetkarının veya atının dikkat çekmesi sonucu bir Türkmen köylüsünün ihbarıyla yakalandılar.

Yakalanan şehzade, Bursa’ya götürülmek üzere yola çıkarıldı. Ancak Kütahya’nın Emet ilçesi yakınlarındaki Eğrigöz’de, uyuduğu sırada Kapıcıbaşı Sinan Ağa tarafından yay kirişiyle boğularak idam edildi (Mart 1513).

Yavuz’un Gözyaşları ve İhanetin Cezası

Olayın en çarpıcı kısmı, idamdan sonra yaşandı. Şehzade Korkut’un cenazesi Yavuz Sultan Selim’in huzuruna getirildiğinde, o sert mizaçlı padişahın “çocuklar gibi hıçkırarak ağladığı” rivayet edilir. Kardeşinin tabutu başında “Ey kardeşim, ne sen böyle yapsaydın, ne ben sana böyle kıysaydım” diyerek, bu acı kararı devletin bekası (“nizam-ı alem”) için verdiğini, ancak vicdanen büyük azap duyduğunu göstermiştir.

Yavuz’un adaleti burada da kendini gösterdi. Kardeşinin yerini ihbar eden Türkmen köylüsüne ödül vermedi; aksine, “Efendisine ihanet eden bize ne yapmaz” diyerek onu idam ettirdi,. Korkut’un sadık adamı Piyale Bey’i ise affedip, Bursa’daki türbeye türbedar yaparak ödüllendirdi.

Sık Sorulan Sorular (SSS)

1. Şehzade Korkut neden tahta geçemedi? Şehzade Korkut, ilim ve sanatla fazla meşgul olduğu, yumuşak huylu bulunduğu ve erkek çocuğu olmadığı için özellikle Yeniçeriler ve devlet ricali tarafından tahta uygun görülmemiştir. Asker, daha savaşçı ve sert mizaçlı olan Yavuz Sultan Selim’i desteklemiştir.

2. Yavuz Sultan Selim, Şehzade Korkut’u neden öldürttü? Yavuz, tahta çıktıktan sonra otoritesini sağlamlaştırmak ve olası bir taht kavgasını (fitneyi) önlemek istiyordu. Devlet adamları aracılığıyla Korkut’a isyana teşvik edici sahte mektuplar gönderilmiş, Korkut’un bu mektuplara verdiği cevaplar veya bu provalara meyli, onun potansiyel bir tehdit olarak görülmesine ve “nizam-ı alem” için öldürülmesine neden olmuştur.

3. Şehzade Korkut nerede ve nasıl öldürüldü? Manisa’dan kaçıp Antalya (Teke) taraflarında bir mağarada saklanırken yakalanmış, Kütahya’nın Emet ilçesi yakınlarındaki Eğrigöz’de, uyuduğu sırada Kapıcıbaşı Sinan Ağa tarafından yay kirişiyle boğularak öldürülmüştür.

4. Şehzade Korkut’un mezarı nerededir? Şehzade Korkut’un cenazesi Bursa’ya götürülmüş ve Orhan Gazi Türbesi’ne veya Muradiye Külliyesi’ndeki şehzadeler türbesine defnedilmiştir.

4. Harimi mahlası kimindir? Harimi mahlasını İkinci Bayezit’in oğlu Şehzade Korkut tarafından kullanılmıştır.

——————————————————————————–

Kaynakça
Bu yazı hazırlanırken şu kaynaklardan yararlanılmıştır:
• İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi
• Hoca Sadeddin Efendi, Tacü’t-Tevarih
• Yılmaz Öztuna, Büyük Türkiye Tarihi
• M. Çağatay Uluçay, Padişahların Kadınları ve Kızları
• Joseph von Hammer, Büyük Osmanlı Tarihi
• Halil İnalcık, Devlet-i ‘Aliyye
• Dimitri Kantemir, Osmanlı İmparatorluğunun Yükseliş ve Çöküş Tarihi
• Feridun Emecen, Osmanlı İmparatorluğu’nun Kuruluş ve Yükseliş Tarihi
• Ahmet Şimşirgil, Kayı I
• Mehmet Balaban, “Şehzade Korkut’un Katli”, Turkish Studies
• Kemal Gurulkan, “Şehzade Korkut’un Mektupları”

——————————————————————————–

Alakalı Yazılar

2 Comments

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir