Valide Mahpeyker Kösem Sultan Saçıyla Boğduruldu!

Valide Mahpeyker Kösem Sultan, Valide Turhan Sultan ile giriştiği siyasi mücadeleyi o devirde sarayda iktidarı gizliden gizliye elinde tutan Saray ağaları oyunuyla kaybeder. Dönemin en önemli öne çıkan karakteri Lala Süleyman Ağa’dır.

Lala Süleyman Ağa, Sultan İbrahim’in ( 1640-48) ölümü ve tahta henüz altı yaşındaki IV. Mehmet’in çıkması üzerine haremin gerçek hakimi ve naibe-i saltanat olan Valide Turhan Sultan’ın baş ağalığından yeni saray baş kapı gulamlığına terfi eder. Çok karışık bir devirdir. Venedikle savaş ve yeni padişahın cülûsu hazineyi büyük sıkıntıya sokmuş, Anadolu’da yeni karışıklıklar çıkmış, bizzat devletin valisi Abaza Hasan Paşa yeni bir celali ayaklanması başlatmıştır.

Büyük Valide Mahpeyker Kösem Sultan’da, daha önce yakın işbirliği yaptığı saray ağaları vasıtasıyla nüfuzunu devam ettirmektedir. Üstelik bu sıradan bir güç elde etme mücadelesine de benzememektedir.

Sonunda ya mevcut problemlere yenilerinin ekleneceği daha sıkıntılı bir devreye veya acil çözüm bekleyen, zaten yeterince karışık meselelerin üzerine gidileceği istikrarlı bir döneme girilecektir. Süleyman Ağa en mühim rolünü burada oynar.

valide mahpeyker kösem sultan

Valide Mahpeyker Kösem Sultan eski gücünü yeniden elde etmek ve sürdürmek amacıyla, yönetimini beğenmediği, gelecek vadetmediğini düşündüğü Padişah IV. Mehmet’i devirip büyük bir engel olarak gördüğü Valide Turhan Sultan ve onu destekleyenleri tasfiye etmek için bir plan tertip eder.

Plana göre Padişah IV. Mehmet’in kardeşi şehzade Süleyman’ın saf ve iyi niyetli annesini kullanarak Şehzade Süleyman’ı tahta geçirip iktidara dolaylı yoldan sahip olacaktı.

Bunu gerçekleştirmek için de Kösem taraftarı ağalar yeniçerileri kışkırtacak, padişah tahttan indirilecek ve valide sultanın ağalarıyla birlikte katledilecekti.

Fakat Valide Turhan Sultan, Süleyman Ağa aracılığı ile karşı planı devreye sokar. Yeniçerilerden dolayı yükselme alamayan has odalıları yanına çeker. Onlardan;

Bu uğura can ü baş koymuşuz, heman valide sultan hazretleri ve lala efendimiz her ne ferman ederse hazır ve amadeyiz.” desteğini alır.

Ağalar ne yatarız padişahımız elden gitti deyu çağrışarak” hep birlikte harekete geçerler.

Valide Mahpeyker Kösem Sultan’ın dairesine ilk önce Süleyman Ağa girer.

Kösem Sultan’ı bir dolabın üzerine gizlenmiş halde bulur.

Zülüflü Baltacılardan Küçük Mehmet dairedeki perdelerden birinin ipini keser ve büyük valideyi bununla boğarak öldürür.

Daha birçok kaynağın aksine Evliya Çelebi bu şekilde aktarır. “Hatta Süleyman Ağa öncülüğünde valide saçıyla boğdurularak şehit edildi” der.

Süleyman Ağa bu mühim hizmeti karşılığında padişahın ikram ve iltifatına mazhar olur ve Dârüssaâde ağalığına getirilir.

Dârüssaâde ağası Süleyman Ağa yaptığı siyasi manevralar ile Siyavuş Paşa’nın sadrazamlık mührünü aldırtmış yerine Gürcü Mehmet Paşa’nın tayinini sağlamıştır.

Tarhuncu Ahmet Paşa’nın sadrazam olmasıyla Süleyman Ağa’nın siyasi gücü kırılır. Valide Turhan Sultan’a “Bizim gibi sadık hizmetkârın kadri bilinmez, iş bitti, şimdi sözümüz dinlenmez.” şeklinde içerler.

Padişahın saltanatını tahkim ve takviye işine hizmetle görevini tamamlayan Süleyman Ağa, 1651 Eylülünde tayin olduğu büyük ağalıktan, 1652 Temmuzunda azl edildi. Azl edilen ağalar Mısır’a sürgün edilir, orada mevkileriyle mütenasip bir vazife yürütür, vazife başındaki büyük ağa adına, bulunduğu mahaldeki haremeyn ve selatin vakıflarının teftiş ve idaresine nezaret ederlerdi.

Ağa’nın Mısır yılları uzun sürdü. Yirmi üç yıl burada görev yaptı. Baş defterdarlıktan Mısır valiliğine tayin edilen Ahmed Paşa ile anlaşamadı. Paşa onu hapsettirdi ve yerine Mısır ümerasından Ramazan Bey’i kaymakam tayin etti. Süleyman Ağa durumu padişaha bir raporla arz edip bütün olup bitenlerde

Ahmed Paşa’nın kabahatli olduğunu savunduysa da “artık işi biten” ağa, “gazab-ı şehriyariye mazhar” kılınarak 1675’te Limni adasına sürüldü. Sonra ne oldu meçhul!

Kaynak
Turan, Ahmet Nezihi. “Mahremiyetin muhafızları darüssaade ağaları.” Osmanlı Araştırmaları 19.19 (1999).