Bağımsızlık Mücadelesi Kürşad Ayaklanması ile Başlıyor

Kürşad Ayaklanması konusuna değinmeden önce ilgili olayı daha iyi anlayabilmek adına öncesindeki devirden bahsetmek gerekir. Zira bahsedilen ayaklanma kutluk ayaklanması olarak akıllara kazınmış durumda. Oysa kutluk ayaklanması olarak bilinen olay Kürşad ayaklanmasından sonra gerçekleşen olaydır. İki ayaklanmaya da iki farklı Türk önderlik yapmıştır. Hazırsanız Kürşad Ayaklanmasının detaylara geçelim şimdi.

İsyandan Önce Olanlar

 Orta Asya da 1.Köktürk devleti adında bir devlet kuruldu. Kurucusu Ergenekon destanına göre aşina soyundan gelen Bumin Kağan’dır. Bumin kağan tarihte ilk defa Türk adı ile bir devlet kurdu. Kağan, Töles İsyanının bastırılmasında önemli rol oynadı. Bunun karşılığında ise Avar Hakanı’ n dan kızını istemiş fakat Avar hakanı bu isteği reddetmiştir. Bumin Kağan ise bunun üzerine Avarları yıkıp bağımsızlığını tamamen ilan etmiştir. Devletin merkezi ise çoğu Türk devletinde olduğu gibi “Toprak Ana” olarak anılan Ötüken’ dir. Mukan Kağan ile en parlak dönemini yaşayan devlet Tapo Kağan’ dan sonra gerileme yaşamaya başlamıştır.

Çin ile münasebet iyice ilerlemiş hatta Budist din adamlarının devlet üzerindeki otoritesi git gide artmıştı. Haneden kavgaları ise baş göstermeye başlamıştı. Bunu fırsat bilen Çin Tardu’ya gönderdiği tuğ ve diğer hediyelerle beraber kavgaların ateşini iyice körükledi. Bunun üzerine 1.Köktürk Devleti ikili teşkilata geçerek devleti batı-doğu şeklinde yönetmeye başladı. Doğu Köktür Devletine İşbara liderlik yaparken Batı Köktürk devletine Tardu liderlik yapıyordu. Lakin bu iki devlette de işler yolunda gitmedi. Çin hala kışkırtmalarına ve baskılarına devam ediyordu. Üstüne bir de kıtlıkla mücadele etmek zorundaydılar. Daha fazla dayanamayan her iki devlet Çin’ in darbesiyle yıkıldı. Çin istediğine ulaşmış Türkleri kontrol altına almıştı. Türkler hayatları boyunca esir düşmemiş ve bağımsızlıklarından asla vazgeçmişti ama İlk defa bir ülkenin esareti altına girmek üzereydiler. Oysa çinin ön göremediği bir olay vardı oda sonsuza kadar Türklerin bağımsızlığını elinde tutabileceğini sanmasıydı. Kürşad ayaklanmasının bağımsızlıklarını geri kazanmaya etken olacağından haberi yoktu.

Kürşad’ın Mücadelesi

Türkler Çin’ in esareti altında tam 50 yıl boyunca yaşamak zorunda kaldılar. Çin Devleti Türkleri asimile etmenin çözümü bulmuştu. Türkleri kendi idaresinde subay olarak yetiştirip Türklük soyunun tamamen kırılacağından emindi. Bazı Türkler konusunda Çin’ in uyguladığı bu politika başarılı sonuç verse de geri kalan Türkler, Türklük ruhundan asla vazgeçmiyordu. Bu kitle ise azımsanmayacak kadar çoktu. Yine Çin’ in subay olarak yetiştirdiği bir yiğit çıktı ve tarihe adını Kürşat İsyanı olarak kazıttı. Öyle olaylar silsilesi yaşandı ki Kürşad Ayaklanlaması gerçek mi? Sorusunun akıllarımızdan geçmesine engel olamadık. Evet olay tamamı ile gerçekti.

Kürşad Kimdir?

Çin kaynaklarında “Chie-Shih-Shuai” olarak geçiyordu Kürşad’ın adı. Biz onu Hüseyin Nihal Atsız’ a ait olan “Bozkurtlar” romanında “Kürşad” olarak bildik ve onu Kürşad Ayaklanması olarak hafızalara kazıdık. Kürşad artık esarete dayanamıyor ve kaybettikleri bağımsızlığı tekrar kazanmak istiyordu. Çine karşı kazanmak kolay değildi ve bunun için iyi bir plan gerekti. Çin’ in milyonlarca askerine karşı savaş başlatamazdı. İnce düşünülmüş detaylı bir plana ihtiyacı vardı. Kürşad’ın bu fikrine destek veren tam 39 arkadaşı vardı. Titizlikle arkadaşlarıyla beraber plan hazırlamaya başladılar. Ortaya çıkan sonuç ise Çin prensi kaçırmak üzerineydi. Çin prensinin geceleri sivil insanlar gibi giyinip halkın arasında gezindiğinin haberini almışlardı. Plan günü geldiğinde sarayın önünde gizlice bekleyecekler, prens saraydan çıkar çıkmaz yine gizlice takip edeceklerdi. Fırsatı geldiğinde ise prensi kolayca kaçırabileceklerdi. Ellerinde ki prensi geri verme karşılığında ise Çin krallığından kaybettikleri toprakları ve bağımsızlıkları geri isteyebileceklerdi.

Kürşad ayaklanmasının gerçekleşeceği gün gelip çatmıştı. Havada beklemedikleri bir yağmur ve soğuk vardı. Sarayın önünde saatlerce beklediler fakat prens çıkmak bilmiyordu. Beklemeye soluksuz bir şekilde devam ettiler. Ama Prens bir türlü saraydan çıkmıyordu. Planı iptal edemezlerdi çünkü sonrasında planlarının duyulma olasılığı çok yüksekti. Prensin çıkmayacağı anlayan Kürşad Bunun üzerine saraya saldırmaya karar verdi. Arkadaşları ise onun yine destekçisiydi. Sarayın girişinde bir anda Çin askerleriyle çarpışmaya, mücadele etmeye başladır. Azımsanmayacak kadar Çin askerlerini de talan ettiler. Fakat karşı taraf oldukça fazlaydı ve ardı arkası kesilmiyordu. Kürşad ve fedaileri geri çekilmeye başladı. Wei ırmağının köprüsüne kadar kaçmayı başardılar. Yağmur suyunun ırmağı taşırmasından dolayı köprü yıkıldı, Kürşad ve arkadaşları orada can verdi.

Sonuç Olarak

Kürşad ayaklanması sonucu ise başarısız olmuştu. Fakat Kürşad, asimile olan Türklerin bile benliklerini hatırlamasında önemli rol oynamıştır. Bu olay üzerine Türkler bağımsızlık düşüncelerini geri hatırlamış ve sık sık Çine karşı isyanlar başlatmıştı. Kürşad yapılabileceğini kanıtlamıştı. Tekrar bağımsızlık alınabilir, Türkler yeniden devlet kurabilirdi. İsyan çıkaran kişilerin ilham aldığı kişiydi Kürşad. Belki başarılı olamamıştı ama kendinden sonra başarılı olacak bir isyana önderlik yapmıştı. Elbet bir gün çıkan isyanlardan birisi sonunda başarılı olacaktı. Sonunda o beklenen isyanda gelmişti. Adına ise “Kutluk İsyanı” dendi.

Kürşad İsyanından Sonra Gelişen Olaylar

Yine Aşina soyundan gelen Kutluk Kağan bu başarılı isyana önderlik yaptı. Kürşad’ın hayal ettiği şeyi hayal etmiş ve onun gördüğü şeyi görmüştü. Kürşad Ayaklanmasının temel nedenleri onunda aklından geçti ve bağımsızlık düşüncesi içini kemirmişti. Çin esaretinde kavimler halinde yaşayan Türk boylarını Çine karşı tek bir çatı altında birleştirdi. Tüm Türkleri birleştirdiğinden dolayı İlteriş (Derleyen,Toplayan) ünvanına layık görüldü. Çin, karşısında milyonlarca Türkü yeniden birlik ve beraberlik içinde görmüştü. Daha fazla mücadele edemeyeceğini anlayınca da  Türklerin isteklerini kabul etmek zorunda kalmıştı. Sonunda Kürşad’ın başladığı şeye Kutluk Kağan son vermişti. Çıkardığı isyanda başarılı olarak Türkleri esaretten ve kaybettiği toprakları Çin’ den geri kurtardı. 50 yıllık esarete son noktayı koydu.

Yeni Bir Devlet Kuruluyor

Matem Devresi biten Türkler Kutluk Kağan önderliğinde 2.Köktürk(682-744) devletini kurdu. Merkezlerini ise Karakurum’ a taşıdılar. Bu devletin kuruluşuna en önemli etki ise kutluk kağanın akıl hocası “Türklerin Bismarcı” olarak anılan Tonyukuk’a ait oldu. Artık bağımsızlık ellerindeydi ve sürekli Çin’ e karşı sefer yapmaya başladılar. Kutluk Kağan Çin’ e karşı toplamda 46 sefer düzenledi. Kutluk Kağan’ dan sonra başa “Otuz Boyun Kağanı” olarak anılan Kapgan Kağan geçti. Kapgan Kağan ise Çin’ e 25 sefer düzenledi. Çine karşı öfke dinmek bilmiyordu. Yıllar boyunca esaret altında kalan Türkler durmaksızın seferler düzenliyordu. Kapgan Kağan’ dan sonra Bilge Kağan döneminde Çin ile yapılan Şantan Savaş’ı (tohum savaşları) başarılı sonuç vermişti.

Kürşad ayaklanması kısaca yeni bir devletin kuruluşuna etkendir. 50 yıl boyunca esaret altında yaşayan Türklerin tam ümitleri kesilmişken Kürşad isyanı benliklerini yeniden hatırlamalarını sağladı. Unutulan tarih hatırlanmış, unutulmaya yüz tutmuş Türklük ruhu geri kazanılmıştı. Kürşad Sonraki çıkan isyanlara ilham olmuş ve başarılı bir isyana görünmeden önderlik etmişti. Kürşad ölmüştü belki ama bağımsızlık yine de kazanılmıştı. Türklerin asla bağımsızlıklarından vazgeçmeyeceğini Çin dahil tüm ülkeler anlamıştı. Kürşad, neslinin Çin esareti altında asimile olmasını engellemişti. İlk isyanı başlatandı belki ama verdiği ilham sayesinde kaybedilen topraklar geri kazanılmıştı. Kürşad’ ın tek isteği de buydu ve istediği şeye ulaşmıştı.

  • Add Your Comment