“Hayat kaybettiğin yerden başlar” mı ???

Geçen gün instagram hesabıma bakınırken yeni çıkan bir kitap ismi gördüm, “Hayat kaybettiğin yerden başar”. Gerçekten de hayat kaybettiğimiz yerden mi başlıyor, kaybedene kadar hiç yaşamadık mı sayılıyor yada yaşadıklarımız kaybedene kadar yanımıza kar mı kalıyor peki biz başlayana kadar kaç kere kaybediyoruz?
Kaybetmek ne kadar ağır bir kelime değil mi, insana bir yanlızlık, bir çaresizlik hissi çöktürüyor oysa başlamak için bir umut bir sevinç olması gerekir. Yeniden başlayabilmek o yüzden bu kadar değerlidir, kintsugi gibi. Kintsugi; Japonların bir geleneği, bu geleneğe göre kırılan yada parçalanan -kaybettiğin- eşyalar, içerisinde altın olan bir karışımla tekrardan birleştirilip yapıştırılıyor -başlıyor-. Kırılıp yeniden başlamak, kaybetmek,onu daha değerli kılıyor yani. Yine de biz insanlar kırılan bir biblodan, bir kaseden daha farklıyız değil mi! Bizim bir geçmişimiz, yaşadıklarımız, karalarımız var.
Küçükken büyüklerin bize yani en azından bana çok söyledikleri bir laf vardı. “Daha yolun çok başındasın”. Nefret etmişimdir bu sözden. Ne yani dünya üzerinde kaç yıldır var olduğumuz süre mi etkiliyor hayatımızı. Herhangi birinden daha kısa süre var olmuş olmamız ondan daha az şey yaşadığımız anlamına gelmiyor bence. Onların hemen arkamızda gördükleri başlangıç çizgileri kaç kaybediş saklıyor arkasında, kim bilebilir ki. Kim bilebilir bu kadar yakınken bu kadar yorgun olma sebebimizi. Minik Serçe’nin (Sezen Aksu) sözüne söz katmak olmaz belki ama o kadar da az yolun başında değilizdir, belki.
Kaybettiğimiz şeyleri düşünelim bir, sizce kaçı bir başlangıç getirdi hayatınıza yada kaçında kaybettiğimizin kırıklığını taşımadan başlayabildik? Öncelikle başlayabilenleri yürekten tebrik ederim, lütfen bize de öğretin- kahve ikramımızdır. Ve bizler, bizler diyorum çünkü tek başımıza kaybettiğimiz savaşlardan doğan başlangıçları toplu bir şekilde kazanırız belki. Belki gelen yenilerden eskilere yer kalmaz. Başlangıçlarımız kaybedişler taşımaz. Tek korkum Almanlar kaybederse bize bu sefer ne olur?!
O zaman bu gün başlangıçlara değil, bizi yeni başlangıçlara sürükleyen kaybedişlerimiz şerefine TUTalım fincanları, kaldıralım kadehleri. Yeninin kolonu eskiyse eğer eskilere tutunalım bu gün en kötü altın silikon ile tutturup başlarız hayata.

  • Yorumunu ekle