Nazım Hikmet ’in Yaşamıyla Eserlerinin Arasındaki İlişki

15 Ocak 1902’de doğan Nazım Hikmet ’in şiirleri ve yaşamı arasında bir paralellik vardır. Kültürlü bir aile ortamında doğmuş, iyi bir eğitim almıştır. Onun hayatında etkisi olan ana unsurlardan biri, 1915 yılında girdiği Bahriye Mektebi’dir. 1915 yılı, aynı zamanda ilk şiirlerini kaleme aldığı dönemdir. Bahriye Mektebi’ne girdikten sonra Yahya Kemal’in talebesi olması da edebi yaşamını etkilemiştir. Yayımlanan ilk şiiri Selviler, Yahya Kemal tarafından düzeltildiğinden onun etkileri de hissedilmektedir.

Bolu’dan Rusya’ya

Nazım Hikmet’in ilk kaleme aldığı şiirlerde milliyetçi duygular etkilidir ve bu duyguları hece vezniyle aktarmıştır. Milliyetçi duygularla yazılan ilk dönem şiirlerinde Mehmet Emin Yurdakul’un izlerine de dikkat çekmek isteriz. İlk dönem şiirlerini kaleme alırken Bahriye Mektebi’ni tamamlamıştır. Eğitiminin ardından 1920 yılında Vale Nurettin ile milli mücadeleye katılmak için gizlice Anadolu’ya gitmiştir. Bu isteği gerçekleşmemiş ve Bolu’ya öğretmen olarak atanmıştır. Nazım Hikmet, atanışının ardından 1921’de Rusya’ya gitme kararı almıştır. Bu gidişiyle birlikte şiir anlayışı da değişmiştir. İlk değişimi, hece veznini bırakıp serbest nazıma geçmesidir. Serbest nazımla yazdığı şiirlerinde Fütürizm, Rus şair Mayakovski’nin etkileri ve Marksist öğreti belirgindir. Bu bağlamda Açların Gözbebekleri, Nazım’ın serbest nazımla ve Marksist bir bakış açısıyla kaleme alınan ilk şiiri olarak dikkat çekmiştir.

Nazım Hikmet, Paris’te ekonomi dersleri almış, şiirler yazmış ve şiirlerinin yayımlanmasını istemiştir. Bu isteği Aydınlık dergisi tarafından gerçekleştirilmiştir. Üç yılın ardından Türkiye’ye dönse de 1925 yılında, içinde Aydınlık dergisinin de bulunduğu bazı dergilere ve kişilere soruşturma açılmasıyla yeniden, bir süreliğine Rusya’ya gitmiştir. Bir süre daha Rusya’da kaldıktan sonra döndüğünde 1928’de Putları Yıkıyoruz adlı yazı dizisini çıkartmıştır.

Yazı Dizisinden Gelen Polemik

Nazım Hikmet, bu yazı dizisiyle dönemin ünlü edebiyatçılarına edebi anlamda sert eleştiriler yöneltmiş ve bu eleştiriler edebiyat dünyasında ciddi bir polemiğe yol açmıştır. Daha bu polemiğin ateşi sönmeden 1929’da ilk şiir kitabı 835 Satır yayımlanmıştır. Bu eserin yayımlanması Türk edebiyatında oldukça ses getirmiştir. Çünkü Nazım Hikmet’in getirdiği yeniliklerin ve farklılıkların önümüze çıktığı ilk eserdir. Bu eserde bazı önemli detaylar vardır. Nazım Hikmet serbest nazmı ilk kullanan kişi değilse de en iyi kullanan yazarlardan biri olmuştur.

Şiirlerinde günlük konuşma diline yer vermiş, vezne ve uyağa karşı çıkmamış, bunları dizelere serpiştirmiştir. Şiirlerindeki bir diğer özellik ise baskı tekniklerinin, simetrilerin varlığıdır. Nazım Hikmet denince akla gelmesi gereken en önemli tekniklerden birisi de eş zamanlılık tekniğidir. Bu tekniğe Memleketimden İnsan Manzaraları adlı şiirinde rastlıyoruz. Bu şiirinde dizeleri aynı anda farklı coğrafyalardaymış gibi kurgulamıştır. Nazım Hikmet şiirleriyle ve şiir anlayışıyla edebiyata yeni bir soluk getirmiştir. Yıllarca yasaklı bir şair olmuş fakat dünya görüşünden taviz vermemiştir.

Hayatının bir kısmını hapishanelerde geçiren Nazım Hikmet, 3 Haziran 1963’de Moskova’da kalp krizi geçirerek vefat etmiştir.