Miraç

Miraç, yükselmek ya da yükselerek göğe çıkmak manasına gelmektedir. Miraç hadisesi ise şüphesiz ki Peygamberimizin en büyük mucizelerinden sadece bir tanesidir. Hz. Muhammed (S.A.V), receb ayının 27. Gecesi yüce Allah’ın daveti üzerine, Cebrail (a.s)’ın rehberliğinde Burak isimli bir cennet biniti ile Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya yolculuk etmiştir. 

Miraç Hadisesi Nasıl Gerçekleşti?

Kudüs vilayetinde bulunan Mescid-i Aksa’ya varmadan evvel Peygamberimiz, Hz. Musa’ ın (a.s) makamına uğradı ve orada iki rekât namaz kıldı. Ardından Hz. Musa (a.s) makamından sonra Mescid-i Aksa’ya geldi. Kutlu Nebi, Mescid-i Aksa’ya geldiğinde Burak adlı binitini Müslümanların deyimiyle Burak duvarına bağlamıştı. Müslümanların Burak duvarı, günümüzde esir halde bulunan Mescid-i Aksa’nın (Yahudilerce) ağlama duvarı olarak kabul görmektedir.

Miraç gecesinde Peygamberimizi, Mescid-i Aksa’da peygamberler topluluğu karşılamıştır. Hz. Muhammed (S.A.V) diğer nebilere burada iki rekât namaz kıldırmıştır. Namazın ardından Kutlu Nebi, semanın tüm katlarına uğrayarak; Hz. Âdem, Hz. Yahya, Hz. İsa, Hz. Yusuf, Hz. İdris, Hz. Harun, Hz. Musa ve Hz. İbrahim peygamberler ile görüştü. Bu mucizevi görüşmenin ardından Peygamberimiz, her gün yetmiş bin meleğin uğradığı Beytü’l Ma’mur’a gitti.

Cebrail (a.s) ile Kutlu Nebi, miraç gecesinde Beytü’l Ma’mur’dan sonra; yapraklarıyla bütün gökleri ve cenneti gölgeleyen görklü bir ağacın bulunduğu Sidretü’l Münteha’ya geldiler. Sidretü’l Münteha’nın ardından Cebrail (a.s), Hz. Muhammed’i (S.A.V) son olarak kaza ve kaderin yazıldığı makama çıkarttı. Sonrasında ise cennetten yemyeşil ve tüm ufku kaplayan Refref adlı bir ipek döşek meydana çıktı. Kutlu Nebi, Refref’ e oturdu. Bu sefer Cebrail (a.s) onunla gelmedi. Refref’ in yükselmesiyle asıl miraç hadisesi diyebileceğimiz olay gerçekleşti. Yüce Allah (c.c), Hz. Muhammed’i (S.A.V) sonsuz kudreti ile kendi katına çıkarttı ve büyük konuşma gerçekleşti.

Miraç hadisesi özet olarak böyle vuku bulmuştur.

Miraç Hadisesini Kanıtlayan Ayetler

Bir gece, kendisine bazı âyetlerimizi gösterelim diye kulunu Mescid-i Harâm’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah eksikliklerden münezzehtir. O, gerçekten her şeyi işitmekte ve görmektedir. (İsra Suresi-1)

Onu, çok güçlü, üstün niteliklerle donatılmış biri (Cebrâil) öğretti. O, ufkun en yüce noktasındayken asıl şekliyle göründü. Sonra yaklaştıkça yaklaştı. Öyle ki, iki yay kadar hatta daha yakın oldu. Böylece Allah, kuluna vahyini iletti. Gözün gördüğünü kalp yalanlamadı. Şimdi siz şüpheye düşüp gördükleri hakkında onunla tartışmaya mı kalkışıyorsunuz? Andolsun ki onu (meleği) iniş esnasında en sondaki sidre ağacının yanında bir daha gördü. Ki onun yanında huzur içinde kalınacak cennet vardır. O an sidreyi bürüyen bürümüştü. Göz ne kaydı ne de hedefinden şaştı. Hiç kuşkusuz o, rabbinin âyetlerinden en büyüğünü görmüştü. (Necm Suresi 5- 18)

Miraç Hadisesinden Bizlere Kalan Emanetler

1. Elli vakit namaz sevabına denk, beş vakit namaz verildi.

2. Bakara suresinin son iki âyeti verildi.

3. Ettehiyyatü (Peygamberimiz ile Allah (c.c) arasında geçen sohbet) Duası

Osmanlı Döneminde Miraç Hadisesi Yâdı

Miraç hadisesi sırasında Cebrail (a.s),  Hazreti Peygamber’e (S.A.V) iki kap getirdi. Kabın birisinde şarap, diğerinde süt vardı. Cebrail (a.s) “Bunlardan hangisini istersen, al!” dedi. Peygamberimiz (S.A.V) sütü seçti. Cebrail (as), Peygamberimize (S.A.V): “Sen fıtratı seçtin, eğer sen şarabı almış olsaydın, senden sonra ümmetin azardı. Sütü tercih etmekle sen de fıtrata yöneltildin, ümmetin de fıtrata yöneltildi. Şarap size haram kılındı!” dedi. ( Bk. Müslim, Kitab’ul İman)

Osmanlı İmparatorluğu döneminde bu hadise hürmetine miraç kandili günlerinde ahaliye süt dağıtılırdı.

Miraç Hadisesini kalemimden geldiğince sizlere sundum. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Kandilinizi en içten dileklerimle kutluyorum. Bir sonraki blog yazımda görüşmek üzere hoşça kalın.

  • Add Your Comment