Kore Savaşı Tarihi 1950-1953

Kore Savaşı Tarihi
Kore Savaşı Tarihi
Puan Ver

Kore Savaşı, kazananı olmayan bir savaştır. Bu yazımda sizlere elimden geldiğince Kore savaşını anlatmaya çalışacağım.

Güç dengeleri arasında savrulan dünyada savaşlar, darbeler ve daha niceleri yaşanmaktaydı. Soğuk savaşın ilk sıcak çatışması olarak bilinen Kore savaşı, haliyle bu güç- denge savaşları arasında yerini aldı.

Geçmişte Japonya, Çin ve Rusya; Kore üzerinde etkilerini arttırmışlardı. 1948 yılında ise Kore, Kuzey Kore (SSCB) ve Güney Kore (ABD) olmak üzere ikiye bölünmüş sınırı ise 38. Enlem olarak belirlemişlerdi.

Bölünen taraflar arasında çok geçmeden sınır çatışmaları çıkmaya başlamıştı. Çıkan çatışmalar artık durdurulamıyor iki devlet arasında yaşanacak savaşın fitilini ateşliyordu. Takvimler 25 Haziran 1950’yi gösterdiğinde Kuzey Kore resmen Güney Kore’yi işgal etmişti.

Güney Kore’nin işgaliyle harekete geçen Birleşmiş Milletler, üye ülkelerine destek çağrısında bulunmaya başlamıştı. Savaş, Kuzey Kore ve Güney Kore tarafları olarak destek alıyor ve büyüyordu. 25 Ekim 1950’de Çin Halk Cumhuriyeti’nin Kuzey Kore’ye desteği gecikmemiş ve savaş uluslararası bir boyut kazanmıştı. İlerleyen günlerde Çin Halk Kurtuluş Ordusu (ÇHKO) Güney Kore’yi büyük bir bozguna uğratmıştı. Bozgun sonrası Unsan civarında ilk kez ABD- Çin karşılaşması meydana gelmişti.

Kore Savaşı ’nda Türkiye’nin Rolü

Demokrat Parti’nin politikası, SSCB tehdidine karşı NATO’ya girmek gibi gerekçelerle 30 Haziran 1950 yılında Türkiye Cumhuriyeti, Kore Savaşı ’na asker göndermek için karar aldı. Tuğgeneral Tahsin Yazıcı emrindeki Türk Tugayı 17 Ekim 1950’de Busan limanına ulaşarak karaya ayak bastı. Türk Tugayı ilk başları cephe gerisinde komünist gerillalar ile savaşmış daha sonra cephede yer almıştır. Özellikle Kunu-ri Muharebesinde Türk Tugayı, Çin Halk Kurtuluş Ordusu karşısında büyük bir direniş göstermiştir. Bu büyük direnişten sonra Birleşmiş Milletler Kuvvetleri komutanlığı görevini sürdüren MacArthur’un şu sözü söylediği bilinmektedir: ‘’Türklerin kahramanca çarpışmaları Birleşmiş Milletler Kuvvetlerinin salimen yeni müdafaa hatlarına çekilmelerini mümkün kılmıştır.’’

Savaş sonunda Türkiye Cumhuriyeti toplam 2147 yaralı ve 741 şehit vermişti. Bu rakamlar ile Türkiye, ABD’den sonra en çok kayıp veren ülke olmuştu. Günümüzde Kore Savaşı ’nda şehit verdiğimiz askerlerimiz Güney Kore’nin Busan kentinde bulunan Türk şehitliğinde yatmaktadır. (Aziz ruhları şad olsun.)

Kore Savaşı Tarihi 1950-1953
Busan Türk Şehitliği

Savaşın Sonucu

Savaşın sonucuna baktığımızda ise kaybeden hiç şüphesiz ki Kore olmuştu. Unutmayın! Büyük devletlerin bu güç- denge oyununda yanan her zaman başka ülkeler ve zavallı masum halk olur. Yakılıp yıkılan Kore şehirleri ve hiçbir şeyden habersiz masum çocuklar… Bizlerin filmden tanıdığı Ayla’da bu masum çocuklardan bir tanesi sadece. Ayla şu yönden şanslıydı: O, Türk askerinin merhametli kollarına düşmüştü.

İlerleyen günlerde Batı ve Doğu’nun bir kazanç elde etmeye başlamaması ve savaşın durağan bir hal alması ile 1953 Temmuz ayında ateşkes imzalandı. Yine sonuç kısmının başında söylediğim gibi: Kore savaşının bir kazananı olmamış kaybedeni Kore milleti olmuştur. Blog yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere hoşça kalın.

  • “Biz Senin Cemaziyelevvelini Biliriz”: Sıradan Bir Cümleden Fazlasını Anlatan Bir Hikaye
    Türkçe deyim ve atasözleri, dilimizin renkli ve zengin yapısını ortaya koyar. “Biz senin cemaziyelevvelini biliriz” deyimi de, derin bir hikayeye sahip olanlardan. Bu hikaye, Osmanlı dönemine, arşivlerin tozlu raflarına ve elbette biraz mizaha uzanıyor. Osmanlı Arşivlerine Bir Yolculuk Osmanlı İmparatorluğu’nda arşivcilik, ciddiye alınan bir işti. Bugünün Google Drive’ı veya Dropbox’ı olmadığı bir dönemde, önemli her…
  • Konya Kapı Cami
    Kapı Cami Konya’da 17. yy. Osmanlı mimari eserlerinden biridir ve tarihi Bedesten içinde yer almaktadır. Kapı Cami Tarihi Asıl adı İhyaiyye Cami ’dir. Konya kalesinin kapılarından At Pazarı kapısı yakınına yapıldığı için “Kapı Cami” olarak adlandırılmıştır. Kapı Camii günümüze gelene kadar 3 kez inşa edilmiştir. Cami ilk olarak 1658 yılında Mevlana Dergâhı Postnişinlerinden Pir Hüseyin…
  • Sakarya Meydan Muharebesi’nin Önemi ve Özeti
    Milletimizin şahit olduğu yüzlerce savaştan biri olan Sakarya Meydan Savaşı Türk tarihindeki en önemli savaşlardandır. Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atılmasını sağlayan Sakarya Meydan Muharebesi, Subaylar Savaşı olarak da bilinir. Sakarya Meydan Savaşı’nın Tarihteki Önemi Sakarya Meydan Muharebesi (23 Ağustos-13 Eylül 1921) Sakarya Meydan Muharebesi Kurtuluş Savaşı sürecindeki en önemli muharebelerden biri kabul edilir. Yunanlılar, Kütahya-Eskişehir Muharebelerini kazandıktan…
  • Evliya Çelebi’nin Tanık Olduğu Beyin Ameliyatı
    Evliya Çelebi’nin Tanık Olduğu Beyin Ameliyatı Gezginimiz Evliya Çelebi, Viyana seyahati esnasında tanık olduğu bir beyin ameliyatını en ince ayrıntısına kadar okuyucuya resmeder. Buyurun hep beraber okuyalım. Kefereyi (kâfiri) dört ayaklı ipekli bir sedir üzerine yatırdılar. Başı Adana kabağı, burnu Mora patlıcanı gibi şişmişti. Hekimbaşı cümle kefereleri dışarı koğup mecruha (yaralıya) hemen safran gibi bir…
  • Evliya Çelebi Nasıl Seyyah Oldu? Seyahat mi? Şefaat mi?
    Evliya Çelebi Nasıl Seyyah Oldu Seyahat mi Şefaat mi Dünyaca ünlü seyyahımız Evliya Çelebi’yi tanımayan yoktur. O yetmiş küsur ömrüne iki yüz elliden fazla şehir sığdırmayı başarmıştır. Seyyah Evliya Çelebi’nin gezdiği başlıca yerler arasında Anadolu, Suriye, Rumeli, Macaristan, Avusturya, Polonya, Almanya, Bosna-Hersek, Hollanda, Kırım, İran, Irak, Mısır, Habeşistan, Sudan ve Girit gelmektedir. Onun gezdiği bu…
  • 802 Mührü İhtiva Eden Mühür Veritabanı Hizmete Sunuldu
    802 Mührü İhtiva Eden “Mühür Veritabanı” Hizmete Sunulmuştur. Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığının Kataloglama Birimi resmi Twitter hesabından yaptığı açıklamada; Katalog biriminin hazırladığı 802 mührü ihtiva eden “Mühür Veritabanı” hizmete sunulmuştur. şeklinde duyurdu. Devam eden açıklamalarda; “Yazma eserlerin muhtelif unsurları hakkında çalışmalar yürüten kurumumuzun müstakil çalışma alanlarından biri de yazma ve matbu eserlerde geçen şahıs,…
  • Eskiçağın Bölümleri Nelerdir?
    Eskiçağ Tarihi Kavramı: “İnsanlık tarihinin en eski gelişme evresi olan ve kalıcı etkileri öncelikle yazının bulunması, kent uygarlığının oluşması, devlet kavramı ve teşkilatının gelişmesi ve güçlü bir zihinsel kültürün ortaya çıkması gibi noktalar üzerinde yoğunlaşan Eskiçağ tarihi, esas itibariyle Akdeniz ve Önasya kültür çevrelerinin ve bu kültür çevreleriyle doğrudan ilişki halinde bulunan komşu bölgelerin yazı…
  • Cumhuriyet Döneminde Türkçe Öğretimi
    Cumhuriyet dönemine, genel Türk tarihi açısından ele aldığımızda, bir nevi inkılaplar devri diyebiliriz. Haliyle yapılan inkılaplardan Türk dili de nasibini almış ve 1928 yılında alfabe değişikliğine gidilerek Türk dili, latin alfabesi ile tanışmıştır. Latin alfabesini benimsemeden önce Cumhuriyet döneminde Türk dil için çalışmalar başlatılmış ve 1924 yılında yürürlüğe giren Tevhid-i Tedrisad Kanunu[1] ile Türkçe, eğitim…
  • 15 Mayıs 1919 İzmir’in İşgali
    I. Dünya Savaşı sonunda yorgun düşen Osmanlı Devleti adeta iştahları kabartan büyük bir pasta haline gelmişti. Pastadan pay almak isteyen devletler sıraya girmiş, Yunanlılar ise hayalini kurdukları megali idea için fırsat bulmuşlardı. İşgal için tüm şartlar nerdeyse sağlanmıştı. Yunanlılar için ilk hedef İzmir’in İşgali idi Paris Barış Konferansı(18 Ocak 1919) Savaş sonrasında galip devletlerin kaybeden…
  • Sivas Kongresi ve Heyet-i Temsiliye
    Sivas Kongresi, 4 Eylül 1919 günü Sivas Lisesi salonunda çalışmalarına başladı. Kongrenin ilk oturumunda Mustafa Kemal Paşa, açılışta genel olarak ülkenin durumunu izah etmişti. Osmanlı Hükümeti’nin ve İngilizlerin tüm baskı ve engellemelerine karşın Kongre 11 Eylül 1919 günü sekizinci oturumunu tamamlayarak sona erdi. Kongre çalışmalarından sonra on maddeden oluşan bir beyanname yayınlandı. Buna göre; Sivas…
  • Erzurum Kongresi ve Heyet i Temsiliye
    Amasya’dan Erzurum’a hareket eden Mustafa Kemal Paşa, 3 Temmuz günü Erzurum’da halk tarafından büyük coşkuyla karşılandı. Kazım Karabekir Paşa ile görüşen ve resmi görevinden ayrılan Mustafa Kemal Paşa, kongre hazırlıkları ile ilgilendi. Kongre 23 Temmuz’da dualar ile çalışmasına başladı ve 7 Ağustos Perşembe günü sona erdi. Kongre’de kabul edilen tüzük ile Mustafa Kemal’in başkanlığında dokuz…

Similar Posts

3 Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir