İslam Güneşi: Hz. Muhammed (s.a.v)’in Veladeti

Son hak dini İslâmiyet’in temsilcisi âlemlere rahmet olarak inen eşsiz ahlak sahibi Hz. Muhammed (s.a.v)’in Miladi olarak dünyaya teşrif ettiği gün; 20 Nisan ne kutlu bir gündür.

Hz. Muhammed (s.a.v)

Efendimiz (a.s.m) Miladi 571 yılında evrene bir güneş gibi doğmuştur. Son Peygamber âlemlerin nebisi sevgide, şefkatte, edepte ve tevazuda, kısaca güzel ahlakta zirveyi yaşayan tek insandır.

Kûr’ân-ı Kerim’de Efendimiz için:

“Şüphesiz sen en güzel ahlak üzerindesin.”

ayetinde buyrulduğu üzere Yüce Allah Peygamber Efendimiz (s.a.v) hayatını örnek almamızı ister. İnsanın dünyaya gelme nedeni: Allah’a kulluk olmakla birlikte kötü duygu ve davranışları dizginlemek, uzak durmak ve iyi duygularını ise inkişaf ettirerek salih ameller işlemek her şeye merhametle muamele ederek mükemmel insan olmak için elinden geleni yapmaktır.

İnsanlık için en eşsiz model Hz. Muhammed (s.a.v)’dir.

Kûr’ân-Kerim’in Enbiyâ Sûresinin 107. ayetinde:

وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ ﴿١٠٧﴾
“Ve seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.”

diye buyurulmaktadır.

Hz. Muhammed (s.a.v) tüm insanlığa rehber olmuştur.

Resulullah (s.a.v) bir hadisinde şöyle buyurdu:

“Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.” (Muvattâ, 2633)

İnsan eşref-i mâhlukattır; canlıların en şereflisidir. Büyük bir nimet olan akla sahiptir; her şeyi düşünebilir ve iyiyi kötüyü ayırt edebilir. Nefsini yenebilir, Kûr’ân-ı Kerim’i okuyup idrak ederek uygulayabilir.

Hz. Muhammed (s.a.v)

Günümüzde insanlar dünya telâşı ile zamanını zâyi ediyor; Kûr’ân-ı Kerim’i okumaya vaktini ayırmıyor. Oysa ki Kûr’ân dünya hayatımızı kolaylaştıracak bir rehber ve Allah’ın kelamını barındıran en büyük ilim kitabıdır. Günümüzde Müslüman olan fakat Müslümanlığın hüküm ve gerekliliklerini yerine getirmeyen binlerce insan var. Özellikle biz Müslümanların şu hatasının altını çizerek söylemek isterim. Kûr’ân-ı Kerim ‘i yalnızca Arapça okuyup anlamayan insanlar bu dile vakıf olamadıkları için binaenaleyh yalnızca Kûr’ân okuma ibadetlerini yerine getirmiş olurlar. Oysa ki Allah Kûr’ân-ı Kerim’i idrak edip hükümlerini, günlük hayatımızda uygulamamızı istemiştir. Kûr’ân Türkçe meâli ve tefsir kitapları mutlaka her Müslümanın elinin altında bulunmalıdır. Kûr’ân’ın yanı sıra hadisler ışığında da yaşamak önemlidir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’in sünnetlerini muhteva eden hadisler yaşamımızı daha kaliteli ve huzurlu kılar.

Allah-û Teâla Kuran-ı Kerimin Zuhrûf suresinin 44. ayeti kerimesinde:

وَاِنَّهُ لَذِكْرٌ لَكَ وَلِقَوْمِكَۚ وَسَوْفَ تُسْـَٔلُونَ ﴿٤٤﴾
"O kitap sana ve kavmine bir hatırlatmadır; yakında sorgulanacaksınız."

buyuruyor.

Yüce ahlâk sahibi Efendimiz şöyle dua ederdi:

“Allah’ım! Bize imanı sevdir, kalplerimizi imanla süsle; küfrü, fıskı ve isyanı bize çirkin göster. Bizi doğruyu bulanlardan eyle!” (İbn-î Hânbel, III, 424)

Efendimiz’in hayatından bir kesit: Peygamberimiz (a.s.m) amcasının ve eşi Hatice’nin vefatı sonrası yalnız kalmış ve üzerine zulüm artmıştı. İslâm’ı anlatmak amacıyla Tâif’e yolculuğa çıkar. On gün boyunca akrabalarına İslâm’ı anlatır ve tebliğ eder; ancak akrabaları ona inanmaz.Bununla kalmayan akrabaları şehirden çıkarken kölelerini yola dizdirip Efendimiz’i (s.a.v) taşlamalarını isterler. Rivâyete göre vücudundan akan kanların naleynlerinin içine dolduğu söylenir. Şehirden ayrılan Efendimiz (s.a.v) konakladığı bir Hıristiyan çiftliğinde şöyle dua eder: “Yüce Allah’ım, onlar ne yaptığını bilmiyor. Sen onları bağışla!” (Bozdağ Muhammed, Sevgi Zekası)

Hz. Muhammed (s.a.v) akrabalarının tüm bu yaptıklarına maruz kalmış olmasına rağmen onlara beddua etmemiş bilâkis Allah’tan onlara merhamet dilemiştir.

Amerikalı bilim adamı Michael Hart bir araştırma yaparak dünyanın gelmiş geçmiş en büyük ve en etkili ismini belirlemek ister. Büyük insanların kabiliyetlerini, mücadelelerini, icraat ve başarılarını bilgisayara kaydeder. Kaydettiği bilgiler sonucunda 1-100 arası bir sıralama yapmak ister. Aylar süren çalışma sonucunda bilgisayarındaki kayıtlı veriler ışığında dünyanın en iyi ve en büyük ismini taratır. Bilgisayarın verdiği sonuç: Hz. Muhammed (s.a.v)’dir.

Türk Edebiyatının en eski ve köklü şâirlerinden Fuzûlî ‘nin Efendimiz (s.a.v)’e olan hayranlığı için ele aldığı muhteşem bir naat türü olan “Su Kadidesi” eserinden bir beyit vermek isterim:

Gam güni etme dîl-i bimarden tîgin dirîğ 
Hayrdur vermek karanu gicede bimâre su

Fuzûlî bu beyitte: Efendimiz (s.a.v)’den bir haceti vardır. Gamlı gün olan mahşer gününde onun koruma ve himayesini, şefaatini diler. Efendimiz’e (s.a.v) olan özlemi ile hastalanan gönlü için hesap gününde su ister.

Yaşadığımız evrende barışa, saadete, şefkate muhtaç olan insanlığın tek ihtiyacı Hz. Muhammed (s.a.v)’in güzel ahlâkı ve Kûr’ân-ı Kerim’dir.

Yazımı okuduğunuz için teşekkürler. Diğer yazılarıma da göz gezdirmek istersen senin için aşağıya bir link bırakıyorum. Görüşmek üzere…

Yeni Yazılardan Haberdar Ol!
  • Add Your Comment