Fransız Devrimi ve Dünya Düzenine Etkileri

Fransız devrimi, sanayi devrimi, Amerikan devrimi; dünya tarihinde önemli yeri olan ancak etkileri farklı yansıtılan ihtilallerdir. Konuya bu bodoslama girişten sonra, Fransız ihtilali üzerinden meramımı anlatmaya çalışacağım.

Fransız devrimi
Fransız Devrimi

 Çoğu tarihsel kaynağın şaşasına göre 18.yüzyılda yeryüzü aydınlığa kavuştu ve artık hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Evet, dogmatizmden kurtuluş, düşünce özgürlüğüne sahip olma ve sanatta romantizm akımı insanlığı ağır prangalardan kurtardı; peki ya emperyal kölelik, her bireyin yaşamsal ihtiyaçlarının sağlanması; bunlar değişti mi? Evet değişti, ama sadece güç el değiştirdi ve sömürüyü baki kıldı.

Fransız ihtilali
Fransız Devrimi Aydınları

Fransız devrimine biraz da bu pencereden bakalım. Getirdiği hak ve düşünce özgürlüklerinin yanında aslında İngiltere’de başlayan sanayi devriminin getirdiği sonuçlar Fransa’da da gerçekleşti. Şöyle ki; Sanayi Devrimi, öncelikle geleneksel tarım toplumunun emekçileri olan köylülerin, endüstri işçisi olmasının yolunu açmıştı. Sömürge ülkelerden gelen hammaddenin işlenmesi, bunların ticareti, buharlı makinelerin keşfi ile endüstriyel üretime geçiş ve ticaretle uğraşan burjuvazinin artık paraya sahip olması ile yönetimde olma isteği açığa çıkmıştır. Bu feodalizmin çözülüşünün başladığı ve kapitalizmin yeni yeni filizlendiği döneme İngiltere’den sonra Fransa’da XVI. Yüzyıl ile göz kırpmaya başlamıştır.

Fransız devrimi
İhtilal

Fransız devrimi nasıl başladı?

İngiltere’de gerçekleşen sanayi devriminin neredeyse 100 yıl sonrasında olan Fransız ihtilalinin aslında temelleri XVI. yüzyılda atılmıştır. XVI. yüzyıl Fransa’sında mutlak monarşi ile yönetilen ülkede gücünü tanrıdan aldığına inanılan kral, yönetimde daha etkin olmak için yanına kiliseyi, aristokratları ve büyük toprak sahibi olan soyluları almıştı. Ve bu gücünü korumak içinde kiliseden, başta kral soyundan gelen dükler olmak üzere soylulardan vergi almamakta hatta yargının da başında bulunan soylulara ekstra maaş ödemekteydi.

Krallığı dini bölgelere ayırarak piskoposları kendi atayan kral, ticaretle uğraşan burjuvazi ile köylülerden genel vergi olan ”taille” adında vergi almaktaydı. Kilise de toprakları üzerindeki köylülerden ”tithe” adında vergi almaktaydı. Bu iki vergiden de soylular muaf olmakla birlikte kilise de krala vergi ödemediği halde halktan aldığı vergi ise kendisine kalıyordu.

İşte tüm bu düzende ticareti gerçekleştiren burjuvazide, hem krala hem kiliseye vergi öderken, aynı zamanda kazancına rağmen 3.sınıfta yer almaktan da oldukça rahatsız olmakla beraber soyluların ve kilisenin de vergi ödememesini ortadan kaldırmak istiyordu. Sanayi devrimi ile artan ticaret, güçlenen bir burjuvazi ortaya çıkarmıştı. Köylüleri kiliseye ve soylulara karşı isyana sürükleyen ticaret erbabı, güç dengesinde istediği yeri çıkan isyanlarla almaya başlamıştı. Hali hazırda köylüye toprak kiralayan ya da çalıştıran burjuvazi, kumaş alıp yün satıp değirmenleri kiraladığı zanaatkarları da hakimiyeti altına almıştı. Ve bu çıkan isyanların birçoğunda ise kiliseye de toprak sattırarak aslında yanında göründüğü köylü üzerinden çıkar sağlamış ve bu toprakları da kendi edinmiştir.

Fransız devrimi
Fransız Soylularının Köle Mezatı

Nihayet, XVIII. yüzyılın başından itibaren ekonomik ve siyasal anlamda çöken Fransız Monarşisini, Amerikan Devrimi ekonomik olarak daha da kötüleştirmiş ve Fransa ağır bir borç yükü altına girmiştir. XVI. Louis dönemine denk gelen, Fransız siyasal yapısı ve devletin çözülmesi döneminde kral Versailles Sarayında lüks içinde yaşamına devam ederken, destekçisi olan soylularda kral’dan aşağı kalmamıştır. 1780 Fransa’sında devletin tüm makamları aristokratların elindedir ve sosyal sınıf farklılıkları kapanmayacak şekilde açılmıştır. Yaşanan bu durum ve halkın yaşadığı yoksulluğa rağmen, kral ile birlikte bu çöküşe duyarsız kalan soyluların yaptığı vergi artışları, bununla beraber kilisenin de aynı tavrı ile birlikte düşünce özgürlüğü üzerindeki dogmatik baskıları, burjuvazinin gücü eline alacağı ihtilali yaratmıştır.

Fransız ihtilali
Kapitalizm

Sonuca giderken Fransız ihtilali, Descartes, Voltaire, Rousseau, Diderot ve D’alambert gibi aydınlanma filozoflarının, düşünce özgürlüğü ve insan hakları taleplerinin dile getirilmesi baskısını ortadan kaldırmıştı. Monarşi ile birlikte kilise baskısının da ortadan kalkması sonucunda sanat vurulduğu zincirlerini de kırmıştır. Ancak hep aydınlanma tarafı anlatılan Fransız devrimi, gücün el değiştirdiği ve kapitalizmin kök saldığı sonuçları ile de sosyal eşitliğin çok da yanından geçememiştir.

Kaynak: https://www.atam.gov.tr/wp-content/uploads/%c4%b0smet-G%c4%b0R%c4%b0TL%c4%b0-Frans%c4%b1z-%c4%b0htil%c3%a2li-ve-Etkileri.pdf

  • Add Your Comment