Attila İlhan: Türk Edebiyatının Duayeni

Attila İlhan, edebiyat derslerimizde belki hepimizin zevkle dinlediği, aşk deyince aklımıza gelen bir isimdir. Bu yazımda Cumhuriyet devri Türk şiirinin bağımsız ve en güçlü şairi olan Attila İlhan’dan söz edeceğim.

Attila İlhan, 15 Haziran 1925 yılında doğup entelektüel bir aile ortamında yetişmiştir. Cumhuriyet edebiyatının en güçlü şairlerinden biri olan Attila İlhan’ın şairliğinin yanı sıra entelektüel birikimi, kültürel donanımı oldukça geniştir. Attila İlhan, şiirler kaleme almasının yanında Cumhuriyet devri Türk edebiyatına romanlarıyla, incelemeleriyle, Ali Kaptanoğlu takma adıyla senaryolar yazarak katkı sağlamıştır. Senaryolar yazması nedeniyle şiirlerinde de sinema tekniklerine rastlamak mümkündür. Şiirleriyle Cumhuriyet devri Türk edebiyatında farklı sese sahip olan Attila İlhan’ın şairliğini üç döneme ayırarak incelemek daha doğru olacaktır.

Toplumcu-Gerçekçi Anlayış Bağlamında Attila İlhan

1940’lardan 1950’lere kadar olan süreçte toplumcu-gerçekçi anlayış çerçevesinde eserler vermiştir. Nazım Hikmet ve halk şiiri bu dönemin besleyici kaynaklarıdır. Nazım Hikmet’in etkisinde olması ve onun bir şiirini sevdiğine yazdığı mektupta geçirmesi nedeniyle hapis cezası bile almıştır. Attila İlhan bu anlayış çerçevesinde köyü ve köylüyü konu edindiği şiirlerinde değindiği ortamın yerel ağız özelliklerini de kullanmıştır. Bu dönem şiirlerinde nazım şekli olarak da genellikle halk şiirinden yararlanmıştır. Toplumcu-gerçekçi bağlamda kaleme aldığı şiirlerin temaları ise Anadolu’nun ihmal edilmişliği, işçi sorunları, savaşlar, özgürlük sorunlarıdır. Bu dönemi en iyi yansıtan eseri ise Duvar’dır.

Attila İlhan’ın Şiir de İkinci Dönemi

Bu dönem 1950’lerin ortalarından 1968 yılana kadar sürmüştür. Attila İlhan bu dönemde modern dünya karşısında yalnız kalan bireyin şiirini yazar. Kent yaşamının şekillendirdiği argo, küfür, bıçkınca konuşmalar yine bu dönem şiirlerinde göreceğimiz bir unsurdur. Şair, büyük şehir yaşayışının gerilimini yansıtmaya çalışır.

Attila İlhan

Attila İlhan ve 1968 Sonrası Şiiri

1968 sonrasında şekillenen bu evrede tarihin yeniden yorumlanması, bireyin kendisiyle hesaplaşması, hatıralar, tabiatla ve kainatla ilgili düşünceler sıklıkla işlenen temalardır.

Attila İlhan, toplumcu-gerçekçi anlayışla başladığı şiir anlayışını kendi ifadesiyle “sosyal realizm” anlayış çerçevesinde sürdürür. Kendisi şiirlerini bu şekilde tanımlamasıyla şiirde hem toplumcu-gerçekçi hem de şiirin estetik boyutunu savunur. Bu bağlamda Attila İlhan, imgeyi oldukça önemser ve Türk şiirinde en orijinal imgeleri kurmuş isimdir. Bu orijinal imgelerden bahsedip de değerli şairimizin bir şiirine değinmeden geçmek olmaz.

Ben Sana Mecburum

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum.

Ancak imgenin kullanılması şiiri anlaşılmaz bir boyuta taşımamalıdır. Bu konu çerçevesinde edebiyatımızda birçok şairi ve anlayışı eleştirmiştir.

Attilla İlhan Garipçileri ve İkinci Yenicileri Neden Eleştirdi?

Garipçilerin (Birinci Yeni) şiirini imgeyi şiirden uzaklaştırdıkları, şiiri avamlaştırdıkları için bununla birlikte imgeyi çokça önemseyen İkinci Yeni şiirini de çözülmesi güç, zorlama imgeler kullanarak şiiri bulmacaya çevirdikleri gerekçesiyle eleştirir.

Ayrıca slogancılığı da şiirimiz için büyük bir tehdit olarak görür.

Attilla İlhan’ın Dili ve Üslubu

Şiirlerinde noktalama işareti ve büyük harf kullanmaz ancak özel adlara gelen ekleri kesme işaretiyle ayırır.

Dil konusunda da keyfi bir tutum içerisindedir. Bazı şiirlerinde çok kullanılmayan eski sözcüklere, Fransızca veya başka batı dillerinden kelimelere bir arada yer verdiği görülmektedir.

Attila İlhan Divan edebiyatına karşı bir tavır almamıştır aksine olumlu olarak görür ve Divan edebiyatının bir kaynak olarak kullanılabileceğini savunur.

Şair, kültürel olarak çok birikimli biri olmasından ötürü bu birikimi şiirlerine de yansıtır. Onun şiirlerinde geçen bazı terimleri, meteorları, imgeleri anlayabilmek için edebiyatla ilgilenen kimseler olmak gerekir.

Şair, şiir kitaplarının sonuna pek çok şiiri için ilham kaynağını, şiirin çıkış noktasını açıklayan metinler eklemiştir.

Cumhuriyet devri Türk şairlerinden önemli şahsiyet olan Attila İlhan’dan bahsettiğim bu yazımı keyifle okumanız dileğiyle, edebiyatla kalın.

Diğer yazılarıma bakmak isterseniz eğer aşağıda linkleri mevcut.

Nazım Hikmet ’in Yaşamıyla Eserlerinin Arasındaki İlişki

Fetih Marşı Şiiri Üzerine Bir İnceleme

Arif Nihat Asya’nın Hayatı ve Eserleri

  • Yorumunu ekle